11.11.2010

Klasik Hammer Afişleri

   

Hammer'ın filmleri de afişleri de bir şahane hakikaten. Size Empire'ın sitesinden topladığım 7 afişi takdim ediyorum. Hangisini daha çok sevdiğim konusunda bir türlü karar veremedim ama favorilerin Hammer'ın ilk renkli prodüksiyonu olan ( ve Peter Cushing'den Christopher Lee'ye kadar birçok ismin kariyerini ateşleyen ) The Curse of Frankestein ile Dracula. Bir de bambaşka bir tarzda tasarlanmış 1968 yapımı Dracula Has Risen From The Grave var elbette. Hepsi çok güzel ama hepsi.

10.11.2010

Günün Afişi


Russ Meyer'i sever misiniz bilemem ama filmlerinin afişleri kesinlikle bir harika. Bugün size Lorna'nın afişini seçtim. Ama diğer afişleri de çok güzel ve ara ara burada sizinle paylaşmaya devam edeceğim.

9.11.2010

Bret Easton Ellis'ten senaryo


American Psycho, Less Than Zero ve The Rules of Attraction gibi romanların yazarı Bret Easton Ellis Hollywood'un uyalamayı sevdiği yazarlardan. Gerçi romanlarıyla filmleri karşılaştırdığımda genelde hayal kırıklığı yaşarım ama yine de izlemeden edemem. Bret Easton Ellis'in favori yazarlarımdan biri olduğunu daha önce de söylemişimdir sanıyorum. Onun romanlarından uyarlanan filmler arasındaysa herşeye rağmen Less Than Zero'yu güzel hatırlarım. En azından ilk izlenim babında. Diğerleri de fena değildir gerçi ama hepsi sonuçta romanların çok altındadır. Bu seferki filmse, yani Downers Grove başka bir yazarın romanından Bret Easton Ellis'in yazdığı bir senaryodan hareketle çekilecek. Filmde Hayden Panettiere, Nikki Reed ( her ikisi de yukarıdaki fotoda mevcut ) ve Rebecca De Mornay rol alacak. Michael Hornburg'un romanından uyarlanan filmi Nelson McCormick yönetecek.

3D filmleri bir de bu gözlüklerle izleyin


Tabii yeterince paranız varsa! 3D'nin global bir modaya dönüşmesi üzerine moda sektörü de acilen işe el attı ve pastadan pay kapmanın yollarını araştırmaya başladı. Elbette gözlük üreten markalar bu işte en şanslı olanlar. Yukarıda gördüğünüz modeller Oakley ve Calvin Klein imzalı. Fiyatlarıysa 120 - 180 dolar arasında değişiyor. Aşağıda gördüğünüz gözlükse Oakley'in Tron: Legacy filmi için tasarladığı bir model. Bakalım bize ne zaman gelecek bu havalı gözlükler?

Günün Afişi


Günün Afişi'nde bugün The Iceman var. Herşeyden önce oyuncularını beğendim filmin. Benicio Del Toro'yu The Usual Suspects'den bu yana yakından takip ederim. Michael Shannon ise son dönemde Hollywood'dan çıkan en ilginç isimlerden birisi. Filmin yönetmeni Ariel Vromen'i daha önce izlememiştim. Ama konu ilginç görünüyor.

Kritik: Wall Street: Money Never Sleeps


1987 yılında izlediğimiz Wall Street'in uzun zamandır beklenen devamı nihayet geldi. Tam 23 yıl sonra. Dünya o zaman da ciddi ekonomik buhranlar içindeydi, bugün de. Ekonomik anlamda pek birşeyler değişmedi yani. Belki daha da kötüleşti. Oliver Stone için de aynı cümleyi kurabilirim galiba. En azından Wall Street filmleri söz konusu olduğunda. İlk film belli bir kuşağın ruhunu çok doğru bir şekilde yakalamış ve zaman içinde kült olmuştu. Gerçi birçokları filmi tersinden anlamış ve anti kapitalist eleştiriyi es geçip açgözlülüğün iyi olduğu yönündeki mesajı tercih etmişti ama olsun, yine de borsa olgusunu doğru yansıtan bir filmdi. Borsa o zamandan bu yana daha da palazlandı, gitgide globalleşen dünya ekonomisinde hisse senetlerinin sanal hakimiyeti daha da güçlendi. Artık İstanbul'daki genç borsacının Tokyo borsasında hisse alıp satması, internet teknolojisinin de sayesinde, o kadarleştı ki, ben bile borsaya girebilirim. Ama girmeyeceğim elbette. Param yok :). Herneyse, demem o ki, ilk filmin "greed is good" ( açgözlülük iyidir ) üzerinden anlatmak istediği bir derdi vardı ve bunu iyi anlattığı için de başarılıydı. Money Never Sleeps'in ise "işler daha da kötüleşti"den başka bir derdi yok maalesef ve bu yüzden de unutulmaya mahkum. Tıpkı ilk filmde olduğu gibi burada da Michael Douglas'ın kalabalık önünde yaptığı uzunca bir konuşma var. İlk filmdeki o sahne Douglas'a bir Oscar kazandırmıştı hatırlarsanız, ama bu seferki konuşma olsa olsa biraz saygı kazandırır. O da, en iyi ihtimalle. İlk filmde açgözlülüğü savunan Gekko bu sefer bir ekonomi gurusu olmuş ve kapitalizmi eleştirmeye başlamış. Sanırsınız Stiglitz. Ama ne yazık ki günümüz kapitalizmini öyle 3 - 5 kuru cümleyle eleştirmek kolay değil. Oliver Stone o kadar da iyi bir senarist değil anlayacağınız. Zaten Gekko'nun yeni konuşmasındaki en akılda kalıcı cümle de yine yıllar öncesine yaptığı bir gönderme: "Bundan yıllar önce açgözlülük iyidir demiştim, şimdi görüyorum ki, artık yasal da."


Sonuç itibariyle güçlü oyuncu kadrosuna rağmen ( Frank Langella kısacık rolüyle filmi çalmış bu arada ) vasatı aşmayan bir film var karşımızda. Josh Brolin ve Carye Mulligan gibi özellikle sevdiğim oyuncuları bu filmde ne yazık ki yeterince iyi bulmadım, ama bunda en büyük sorumluluk yine Oliver Stone'da bence. Yıldız isterseniz **1/2 ( yani iki buçuk ) 

8.11.2010

30. ölüm yıldönümünde Steve McQueen


 Bundan 30 yıl önce, 7 Kasım 1980'de öldü Steve McQueen. Birçoklarına göre beyazperdenin en cool adamıydı. Bullitt, The Getaway, The Thomas Crown Affair ve The Sand Pebbles onun unutulmaz filmlerinden bazıları. Tabii bir de Dustin Hoffman ile birlikte oynadığı The Papillon ( kelebek ) var. Şu sıralar İngiltere'de Steve McQueen'in hiç günışığına çıkmamış fotoğraflarından oluşan bir sergi var. Steve McQueen: A Tribute to the King Of Cool. Gitmek kısmet olmadı ama fotoların bazılarına ulaştım. Siz de gidemeyecek olanlardansanız, bakın, özleminizi giderin.

4.11.2010

Günün Afişi


Bugün menüde Man On A Ledge adlı filmin afişi var. Film henüz gösterime çıkmadığı için fazla bir fikrim yok ama afişi çok beğendim. Başrollerini Sam Worthington, Jamie Bell, Elizabeth Banks, Anthony Mackie ve Ed Burns gibi isimlerin paylaştığı filmin yönetmeni Asger Leth. Film haksız yere hapse atılan bir polis memurunun başından geçenleri anlatıyor. 2012'de vizyonda.

Kiefer sahneye adım atıyor


Başlık uzamasın diye sadece önadını kullandım ama herhalde Kiefer Sutherland'den bahsettiğim anlaşılmıştır. 24 dizisi sayesinde kariyerini kurtaran aktör şimdi de Braodway'deki ilk tecrübesine hazırlanıyor. Jason Miller'ın 1972 tarihli That Champonship Season adlı oyununda rol alacak olan Sutherland'e Sex and the City'den tanıdığımız Chris Noth ( nam-ı diğer Mr. Big ) eşlik edecek. Tony ve Pulitzer gibi prestijli ödülleri kazanmış olan oyunda ayrıca Jason Patric ve Brian Cox da rol alıyor. Bana sorarsanız kadronun en zayıf halkalarından biri Kiefer Sutherland ama ne yaparsınız, çöhret her zaman yeteneğe baskın çıkıyor.

3.11.2010

Bu adamı tanıdınız mı?


Hadi küçük bir de ipucu vereyim, kendisi dünyanın en büyük film yıldızlarından biri, hatta bazılarına göre en büyüğü. Tahmin edenler olmuştur herhalde, Tom Cruise bu fotoğraftaki örümcek adam. Yeni Mission Impossible filmi Ghost Protocol'un çekimleri sırasında çekilen bu fotoğrafta Tom Cruise'u dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa'da son derece tehlikeli bir sahnenin çekimleri sırasında görüyorsunuz. Kendisi dünyada dublör kullanmayan ender yıldızlardan biri. Çekimler kısa bir süre önce başladı bu arada ve bu kare de basına verilen ilk görüntülerden biri.

2.11.2010

Leo'dan katil olur mu?


Olur olmasına da, inandırıcı olmaz sanki. Nedense, yetenekli olduğuna inandığım halde, izlemekten keyif aldığım, bir türlü kafamdaki oyunculuk kriterleriyle bağdaştıramadığım bir aktör kendisi. Çoğu zaman aynı endişeli suratla oynuyor tüm karakterleri ve bu da beni rahatsız ediyor. Ondan beklenmedik bir performans bekleyemezsiniz mesela. garip bir cümle olduğunun farkındayım ama demek istediğimi anladınız sanırım, yani hep kafanızdaki Leonardo imgesine uygun, neredeyse klişeleşmiş bir oyunculuk tekniğiyle oynuyor hep. O yüzden de ona teklif edilen roller hep içinde fazlasıyla gerginlik taşıyan, hep psikolojik olarak sınırlarda gezinen roller oluyor. Uzattım. Leonardo Di Caprio'nun yakınlarda başlayacağı film ABD'nin ilk seri katili olarak bilinen Dr. H.H. Holmes'un hayatını anlatan The Devil In In The White City adlı yapım olacak. Leonardo filmde Dr. Holmes'u canlandıracak haliyle. 1893 yılında Dünya Furaı'nın düzenlendiği Chicago'da bir otel işleten ve bu otele bir gaz odası, bir krematoryum ve bir de otopsi masası ilave eden Dr. Holmes'un 27 ila 200 kişiyi öldürdüğü iddia ediliyor. Film Erik Larson'un kitabından uyarlanacak. Yönetmen, oyuncu kadrosu ve çekim tarihleri gibi detaylarsa henüz karanlık.

Günün Afişi


Günün afişinde bugün Cem'in favori kahramanı Harry Potter'ın son filmi için Olly Moss tarafından tasarlanmış minimalist bir çalışma var. Bu afiş aslında Empire için tasarlanmış ama burada da bulabiliyorsunuz işte.