Hammer'ın filmleri de afişleri de bir şahane hakikaten. Size Empire'ın sitesinden topladığım 7 afişi takdim ediyorum. Hangisini daha çok sevdiğim konusunda bir türlü karar veremedim ama favorilerin Hammer'ın ilk renkli prodüksiyonu olan ( ve Peter Cushing'den Christopher Lee'ye kadar birçok ismin kariyerini ateşleyen ) The Curse of Frankestein ile Dracula. Bir de bambaşka bir tarzda tasarlanmış 1968 yapımı Dracula Has Risen From The Grave var elbette. Hepsi çok güzel ama hepsi.11.11.2010
Klasik Hammer Afişleri
Hammer'ın filmleri de afişleri de bir şahane hakikaten. Size Empire'ın sitesinden topladığım 7 afişi takdim ediyorum. Hangisini daha çok sevdiğim konusunda bir türlü karar veremedim ama favorilerin Hammer'ın ilk renkli prodüksiyonu olan ( ve Peter Cushing'den Christopher Lee'ye kadar birçok ismin kariyerini ateşleyen ) The Curse of Frankestein ile Dracula. Bir de bambaşka bir tarzda tasarlanmış 1968 yapımı Dracula Has Risen From The Grave var elbette. Hepsi çok güzel ama hepsi.10.11.2010
Günün Afişi
9.11.2010
Bret Easton Ellis'ten senaryo
3D filmleri bir de bu gözlüklerle izleyin
Tabii yeterince paranız varsa! 3D'nin global bir modaya dönüşmesi üzerine moda sektörü de acilen işe el attı ve pastadan pay kapmanın yollarını araştırmaya başladı. Elbette gözlük üreten markalar bu işte en şanslı olanlar. Yukarıda gördüğünüz modeller Oakley ve Calvin Klein imzalı. Fiyatlarıysa 120 - 180 dolar arasında değişiyor. Aşağıda gördüğünüz gözlükse Oakley'in Tron: Legacy filmi için tasarladığı bir model. Bakalım bize ne zaman gelecek bu havalı gözlükler?
Günün Afişi
Kritik: Wall Street: Money Never Sleeps
1987 yılında izlediğimiz Wall Street'in uzun zamandır beklenen devamı nihayet geldi. Tam 23 yıl sonra. Dünya o zaman da ciddi ekonomik buhranlar içindeydi, bugün de. Ekonomik anlamda pek birşeyler değişmedi yani. Belki daha da kötüleşti. Oliver Stone için de aynı cümleyi kurabilirim galiba. En azından Wall Street filmleri söz konusu olduğunda. İlk film belli bir kuşağın ruhunu çok doğru bir şekilde yakalamış ve zaman içinde kült olmuştu. Gerçi birçokları filmi tersinden anlamış ve anti kapitalist eleştiriyi es geçip açgözlülüğün iyi olduğu yönündeki mesajı tercih etmişti ama olsun, yine de borsa olgusunu doğru yansıtan bir filmdi. Borsa o zamandan bu yana daha da palazlandı, gitgide globalleşen dünya ekonomisinde hisse senetlerinin sanal hakimiyeti daha da güçlendi. Artık İstanbul'daki genç borsacının Tokyo borsasında hisse alıp satması, internet teknolojisinin de sayesinde, o kadarleştı ki, ben bile borsaya girebilirim. Ama girmeyeceğim elbette. Param yok :). Herneyse, demem o ki, ilk filmin "greed is good" ( açgözlülük iyidir ) üzerinden anlatmak istediği bir derdi vardı ve bunu iyi anlattığı için de başarılıydı. Money Never Sleeps'in ise "işler daha da kötüleşti"den başka bir derdi yok maalesef ve bu yüzden de unutulmaya mahkum. Tıpkı ilk filmde olduğu gibi burada da Michael Douglas'ın kalabalık önünde yaptığı uzunca bir konuşma var. İlk filmdeki o sahne Douglas'a bir Oscar kazandırmıştı hatırlarsanız, ama bu seferki konuşma olsa olsa biraz saygı kazandırır. O da, en iyi ihtimalle. İlk filmde açgözlülüğü savunan Gekko bu sefer bir ekonomi gurusu olmuş ve kapitalizmi eleştirmeye başlamış. Sanırsınız Stiglitz. Ama ne yazık ki günümüz kapitalizmini öyle 3 - 5 kuru cümleyle eleştirmek kolay değil. Oliver Stone o kadar da iyi bir senarist değil anlayacağınız. Zaten Gekko'nun yeni konuşmasındaki en akılda kalıcı cümle de yine yıllar öncesine yaptığı bir gönderme: "Bundan yıllar önce açgözlülük iyidir demiştim, şimdi görüyorum ki, artık yasal da."
Sonuç itibariyle güçlü oyuncu kadrosuna rağmen ( Frank Langella kısacık rolüyle filmi çalmış bu arada ) vasatı aşmayan bir film var karşımızda. Josh Brolin ve Carye Mulligan gibi özellikle sevdiğim oyuncuları bu filmde ne yazık ki yeterince iyi bulmadım, ama bunda en büyük sorumluluk yine Oliver Stone'da bence. Yıldız isterseniz **1/2 ( yani iki buçuk )
8.11.2010
30. ölüm yıldönümünde Steve McQueen
Bundan 30 yıl önce, 7 Kasım 1980'de öldü Steve McQueen. Birçoklarına göre beyazperdenin en cool adamıydı. Bullitt, The Getaway, The Thomas Crown Affair ve The Sand Pebbles onun unutulmaz filmlerinden bazıları. Tabii bir de Dustin Hoffman ile birlikte oynadığı The Papillon ( kelebek ) var. Şu sıralar İngiltere'de Steve McQueen'in hiç günışığına çıkmamış fotoğraflarından oluşan bir sergi var. Steve McQueen: A Tribute to the King Of Cool. Gitmek kısmet olmadı ama fotoların bazılarına ulaştım. Siz de gidemeyecek olanlardansanız, bakın, özleminizi giderin.
4.11.2010
Günün Afişi
Kiefer sahneye adım atıyor
3.11.2010
Bu adamı tanıdınız mı?
2.11.2010
Leo'dan katil olur mu?
Günün Afişi
Günün afişinde bugün Cem'in favori kahramanı Harry Potter'ın son filmi için Olly Moss tarafından tasarlanmış minimalist bir çalışma var. Bu afiş aslında Empire için tasarlanmış ama burada da bulabiliyorsunuz işte.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

























