Quentin Tarantino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Quentin Tarantino etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7.12.2015

Güzel İşler


Uzun zamandır Güzel İşler'e göz atmamıştık. Oysa sinemanın yanı sıra afiş/illüstrasyon sanatı da alabildiğine gelişiyor ve harika tasarımlar çıkıyor ortaya. Örneğin burada gördüğünüz Julian Rentzsch imzalı illüstrayonlar gibi. Yönetmen Portreleri başlığıyla çıkan bu seride Hitchcock, Kubrick, Lynch, Tarantino, Scorsese ve Burton için yapılmış çizimler var ve her biri olağanüstü detaylarla çalışılmış. En altta Kubrick portresinden bazı detayları yakından görebilirsiniz. Internette Stellavie Director Portrait Prints diye arama yaparsanız bu çalışmaların sayılı baskılarından satın da alabilirsiniz.










8.09.2014

Hollywood'dan taze taze

James Franco'nun yeni film projesi...
Werner Herzog'un yeni TV macerası...
Terminator cephesinden yeni haberler...
Ve Tarantino'nun son marifeti...

Devamlılık Hatası sizi kısa ama heyecanlı bir Hollywood turuna davet ediyor.


James Franco ile başlayalım. Bildiğiniz gibi Hollywood'un altın çocuğu ( ne çok var bu altın çocuklardan değil mi? ) James Franco bir süredir oyunculukla yetinmeyip, yönetmenlik ve yapımcılığa da el attı. Hatta şair ve yazar olarak da kendine bir kariyer inşa etme gayretinde kendisi ve bunda da başarısız olduğunu söylemek, en azından, bize düşmez. Şu sıralar yeni bir film projesi üzerinde çalışan Franco, kimilerine göre, Hollywood üzerine yazılmış en iyi romanlardan birini gözüne kestirmiş. Steve Erickson'ın yazdığı Zeroville adlı roman sinema tutkunu bir adamın 1969 yılında Los Angeles'da yaşadığı maceraları anlatıyor. Kitaptan yeni haberim olduğu için henüz okuyamadım doğrusu, ama içinde John Milius, Martin Scorsese gibi dönemin önemli figürlerinin de yer aldığı Zeroville'i fena halde merak ettiğimi belirtmem gerek. Yukarıdaki fotoğrafta da görebileceğiniz gibi romanın başkahramanı Jerome kafasına Elizabeth Taylor ve Montgomery Clift'in dövmelerini ( A Place In The Sun'dan bir görüntü ) yaptıracak kadar sinema aşığı bir tip ve söylenenlere göre Franco'nun Venedik'ta dazlak kafayla dolaşmasının sebebi de aslında buymuş. James Franco filmi hem yönetecek, hem de başrolünde boy gösterecek. Yeni bilgiler geldikçe de sizinle paylaşacağım elbette.


Ah Werner Herzog. Sinema aleminin en üretken ve en deli yaratıcılarından biri. Benim de en saygı duyduklarımdan elbette. Her yaptığını büyük bir heyecan ve olumlu bir önyargıyla izlediğim ender sinemacılardan olan Herzog'un hzızına yetişmek kolay değil elbette. Hala izlemediğim bir sürü filmi var ve hiç de acele etmiyorum, ki tadını çıkarmak uzun sürsün. Uzatmayayım, Herzog, o tuhaf aksanıyla birçok Hollywood yapımında da yer aldı malumunuz ve şimdi de bir televizyon dizisinde boy gösterecek. Komedi dizisi Parks and Recreation'da küçük bir rol üstlenen Herzog kendisiyle yapılan bir söyleşide dizinin fo-rmatına uygun bir de monolog kaydettiğini belirtti ve ekledi: "Umarım montajda atmazlar". Biz de umarız Werner, biz de.


Ben uzunca bir zamandır ilgimi kaybetmiş durumdayım ama Terminator filmleri hala büyük ilgi görüyor ve bu vereceğim kısa haber de muhakkak birilerinin ajandasında yer alacaktır. İlki 1984 yılında çekilen serinin yeni halkası Terminator: Genisys'in 1 Temmuz 2015'te vizyona çıkacağı zaten bir süredir biliniyordu. Şimdi bu filmin ardından gelecek iki yeni devam filminin de vizyon tarihleri belli oldu. Paramount Pictures'ın açıklamasına göre "Terminator 2" 19 Mayıs 2017'de, "Terminator 3" ise 29 Haziran 2018'de vizyona çıkacak. Meraklısına duyurulur.


Gelelim Quentin Tarantino'ya. Bilenler bilir, Tarantino 2007 yılında çocukluğundan beri gidip film izlediği New Beverly sinema salonun satın almış ve yıkılmaktan kurtarmıştı. Böylece bir sinema salonu sahibi olan usta sinemacı salonda gösterilecek filmlere de damgasını vuruyor haliyle. Yine bilinler bilir, sıkı bir dijital karşıtı olan Tarantino ( ki yeni filmi The Hateful Eight'i 65 mm'lik filmle çekecek ), bugün için bir hayli riskli sayılabilecek bir karar aldı ve New Beverly'de asla dijital kopya göstermeyeceklerini açıkladı. "New Beverly programında bir filmin adını görüğünüzde o filmin dijital değil 35 mm olarak gösterileceğinden emin olacalsınız." diyor QT. Tabii ticari olarak bunun çıkmaz bir sokak olduğunu iddia edenlerin sayısı çok daha fazla, onu da belirteyim.

27.04.2012

Django Unchained'den ilk kareler


25 Aralık'ta vizyona çıkacak olan Django Unchained, yani Quentin Tarantino'nun son filmi, 2012'nin merakla beklenen filmlerinden. EW filmden iki fotoğraf yayınladı ve bizim de azıcık da olsa bir fikrimiz oldu. İlk fotoda Tarantino'nun Hollywood'a hediyesi Christophe Waltz ve Jamie Foxx'u görüyoruz. Foxx filmde Django'yu, Waltz ise eski bir hesabı görmek için onun hizmetlerinden faydalanan Alman bir ödül avcısını canlandırıyor. Biraz daha açarsak, eski diş hekimi, yeni ödül avcısı Dr. Schultz, köle Django'yu sahiplerinden alarak özgürleştirir ve ondan eski sahiplerini öldürmesini ister. Aşağıdaki fotoğrafta ise elinde çekiçle Leonardo DiCaprio var gördüğünüz gibi. DiCaprio sahip olduğu köleleri gladyatör misali ölümüne dövüştürmekten zevk alan sapık ruhlu bir toprak sahibini canlandırıyor. Daha fazla anlatmıyorum, artık izleyince görürsünüz.


14.07.2011

Tarantino, France Nero'nun filminde oynayacak


Bildiğiniz gibi bir süredir Quentin Tarantino'nun çekeceği Django Unchained adlı bir spagetti western hakkında bir sürü haber çıkıyor. Farklı kaynaklardan derlenen bu haberlere bakılırsa filmin başrollerini Will Smith ve Christoph Waltz gibi isimlerin oynayacağı hemen hemen kesinleşti gibi. Öte yandan bazı başka haberler de kafa karışıklığı yaratmıştı. Bilmeyenler olabilir, Django aslında Franco Nero'nun 70'li yıllarda oynadığı bir spagetti western kahramanı. Django Unchained'de de Franco Nero'nun oynayacağı söylenmiş ve hatta filmin adının da The Angel, the Brute and the Wise olabileceği iddia edilmişti. Oysa bu aslında Franco Nero'nun Sergio Leone'ye saygı niteliğinde çekeceği filmin adıymış ve buradaki bir sahne için de Tarantino'ya konuk oyunculuk teklifinde bulunmuş. Yani Nero Tarantino'nun filminde değil, Tarantino Nero'nun filminde oynayacak. Söz konusu sahnede Franco Nero'nun kurşun yerine altın paralarla dolu bir silahla öldüreceği 3 hayduttan biri olacak Tarantino. Bu teklifi aldığında Tarantino "Oh Yeah" diyerek göstemiş tepkisini ve "Robert Rodriguez'i de alır gelirim" demiş. Nero'nun Django'da oynayıp oynamayacağı ise hala belli değil bu arada. Nero "Henüz Tarantino bana teklifte bulunmadı ama filmde rol almayı çok isterim" diyor. Bakalım, göreceğiz.

8.06.2011

Tarantino ve DiCaprio bir araya gelir mi?


Gelir, neden gelmesin? Her ikisi de Hollywood'da iş yaptığına göre ve Tarantino eski "devrimci" ( tırnak içinde olduğuna dikkat ) sinemasından gitgide uzaklaşmış olduğuna göre. Aslında Tarantino'nun sinemadaki devrimlerini de (?) bir ara uzun uzun tartışmak isterim, zira Godard'dan bu yana gerçek bir devrim gördüğümü hatırlamıyorum beyazperdede, ama bu tartışmanın yeri ve zamanı değil. Bildiğiniz üzre Tarantino şu sıralar spagetti western projesi Django Unchained üzerinde çalışıyor ve başrol oyuncularını belirlemeye uğraşıyor. Bazı roller için isimler belirlendi bile. Örneğin Christoph Waltz filmde Django'yu eğiten Alman ödül avcısını oynuyor. Django rolü içinse Will Smith ile görüşmeler sürüyor. O olmazsa sırada Jamie Foxx ve Idrıs Elba gibi isimler var. Samuel L. Jackson'ın da filmdeki kötü adamlardan birini canlandıracağına kesin gözüyle bakılıyor. Leonardo DiCaprio'ya önerilen rolse filmin asıl kötü adamı Monsieur Calvin Candie. Söylentiler doğruysa bu aslında Tarantino'nun DiCaprio ile ilk işbirliği girişimi değil. Daha önce de Inglorious Basterds'deki Nazi subayı rolünü aklında DiCaprio olarak yazmış Tarantino ama rolü Waltz kapmış. Bu bana çok inandırıcı gelmese de bir kenara yazmakta yarar var.

2.05.2011

Tarantino'nun Spagetti Western'i


Adı Django Unchained. En azından şimdilik. Açıkçası Quentin Tarantino neden hala şöyle dört başı mamur bir Spagetti Western çekmedi, anlayamıyorum. Neyse ki bu konuda daha fazla ayak sürtmeyi bırakmış ve harekete geçmiş. Geçtiğimiz hafta senaryoyu bitiren Tarantino yapımcı Stacey Sher ( Pulp Fiction'ın yapımcısıydı kendisi ) ile birlikte kolları sıvamış bile. Universal herkesten önce senaryoyu okuma ayrıcalığına sahip olsa da, Warner Bros., Paramount ve Sony de filmi yakından takip ediyor. Oyuncu kadrosu henüz belli değil ve çekimler de yıl sonuna doğru başlayacak ama bazı kaynaklar başrolü Christophe Waltz'un kaptığı konusunda hemfikir. Ketih Carradine ve Treat Williams'ın adları da geçiyor. Ayrıca geçtiğimiz Şubat ayında Franco Nero da filmde bir rol üstleneceğini açıklamıştı. Nero'nun 1966 tarihli Django adlı filmde başrolü üstlenmiş olduğunu hatırlatmakta yarar var belki de.

1.04.2011

Güzel İşler

Güzel İşler'de bugün Tim Doyle'un Tarantino'nun filmleri için tasarladığı afişler var. Bu afişler size daha önce duyurduğum Quentin vs Coens sergisinde görücüye çıkacak. Ama ben Doyle'un koleksiyonunu sergiden önce sizinle paylaşıyorum ki, gidemedim diye üzülmeyin.







10.03.2011

Bu sergi kaçmaz


Ama nasıl gitmeli? Sırf şu yukarıda gördüğünüz şahane eser bile yeter bence. Quentin vs Coen sergisi son 20 - 30 yılın en etkili Amerikalı sinemacılarından Tarantino ile Coen Biraderleri bir araya getiriyor. New York'taki Hype Gallery'de topu topu iki gün açık kalacak sergiyi çok görmek isterdim ama mümkün değil ne yazık ki. İmkanı olanlar görsün yine de. Ben bir kaç imaj daha ekliyorum aşağıya, bir fikir edinebilmeniz için. Sergi 7 - 9 Nisan'da.








3.01.2011

Bu da Tarantino'nun listesi


Amerikalı sinemacı Quentin Tarantino da modaya uydu ve 2010'un kendince en iyi 20 filmini sıraladı. Buyrun bakalım..

1.) Toy Story 3


2.) The Social Network

3.) Animal Kingdom

4.) I Am Love

5.) Tangled

6.) True Grit

7.) The Town

8.) Greenberg

9.) Cyrus

10.) Enter The Void

11.) Kick-Ass

12.) Knight and Day

13.) Get Him To The Greek

14.) The Fighter

15.) The King’s Speech

16.) The Kids Are All Right

17.) How to Train Your Dragon

18.) Robin Hood

19.) Amer

20.) Jackass 3D
 
Tarantino listesi hakkında herhangi bir açıklama yapmamış ama 10. sıradaki Enter The Void için "izlediğim en iyi jenerik sekanslarından biri" demiş. Tabii Robin Hood, Knight and Day gibi filmlerin listede yer alması beni bir hayli şaşırttı ama belki de şaşırmamak lazım. Tarantino'yu da fazla büyütüyoruz gözümüzde zira. The Social Network'ün 2. sırada yer aldığı vasat bir liste bence karşımızdaki.

13.09.2010

Tarantino taraf mı tuttu?



Analaşılan bu konuda kimi şüpheler var. Hollywood Reporter'ın haberine göre Venedik Film Festivali'nde jüri başkanlığı yapan Quentin Tarantino hakkında şaibeler olduğu söyleniyormuş. İddialara göre festivalin önemli ödüllerinin büyük çoğunluğu tarantino ile kişisel bağları olan isimlere verilmiş. Bu isimlerin başında da Tarantino'nun eski sevgilisi Sofia Coppola var elbette. Yarışmada iki ödül ( En İyi Yönetmen ve Senaryo ) alan Alex de la Iglesia ise Tarntino'nun yakın arkadaşı. Yaşam Boyu Başarı ödülüyle onurlandırılan Monte Hellman'ın Tarantino'nun en sevdiği sinemacılardan biri olduğu ise herkesçe biliniyor. Onun için "my mentor" ( hocam, üstadım ) diyor hatta Tarantino. Bu arada, İtalya'nın en büyük gazetelerinden Corriere Della Sera'nın film eleştirmeni Paolo Mereghetti "Somewhere" ve "Road To Nowhere"in ( Hellman ) kendi özgü hoşlukları olan filmler olduklarını ama ötesine geçemediklerini yazdı. Mesele büyüdü anlayacağınız. Festival bu konuda resmi bir açıklama yapmazken Tarantino Coppola'nın filmini oybirliği ile seçtiklerini ve jürinin diğer üyeleriyle herhangi bir yakınlığı olmadığını söyledi. Alex de le Iglesia'nın filminin de ( Balada triste de trompeta ) yarışmadaki en iyi yönetmenlik becerisine sahip olduğunu söylemiş. Taraf tutmak konusundaysa Monte Hellman'ın yıllar önce ona söylediği bir şeyi aktarmış. Demiş ki Tarantino, "1992 yılında Reservoir Dogs ile Sundance'deydim. Jüride de yakın bir arkadaşım vardı. O zaman Monte Hellman bana jüride bir tanıdığının olması başına gelebilecek en kötü şeydir çünkü senin için oy vermeye utanırlar demişti. Ama ben bu durumun kararlarımı etkilemesine izin veremezdim." Tam da bu noktada aklıma gelen şu oldu elbette: birileri de kalkıp Fatih Akın da kendi soydaşının tarafını tuttu demez inşallah.

25.05.2010

Jackie Brown'ın öncesini merak edenler



Elmored Leonard'ın The Switch adlı romanını okuyunuz bence. Yok, "ben nereden bulucağım kitabı?" diyorsanız, ki haklı olabilirsiniz, o zaman The Switch'in film uyarlamasını bekleyeceksiniz. İşin içinde yine Tarantino'nun olup olmayacağını merak ediyorsanız size "hayır" cevabını vereceğim. Yani "Tarantino Jackie Brown'ın devamını çekiyor" gibi bir haber görürseniz inanmayın. Kısaca bildiklerimi aktaracak olursam, senaryosunu Dan Schechter'in kaleme aldığı filmin yapımcılığını Michael Siegel üstlenmiş. Bu arada 14 yaşından beri Elmore Leonard hayranı olan Tarantino'nun bir marketten The Switch'in romanını araklarken yakalandığını biliyor muydunuz? Bu yüzden başı belaya giren ve tüm yazı ev hapsinde geçiren Tarantino cezası biter bitmez aynı markete dönüp kitabı bir kez daha ( bu sefer olması gerektiği gibi ) araklamış.

7.05.2010

Venedik'te jüri Tarantino'ya emanet



Daha önce de hatırlarsanız Cannes'da jüri başkanlığı yapmıştı Quentin Tarantino. Onun jüri başkanlığı yaptığı yıl Altın Palmiye'yi Amerikalı belgeselci Michael Moore'un Fahrenheit 9/11 adlı filmi almıştı. Bu yıl 1 - 11 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek Venedik Film Festivali, Cannes'dan sonra dünyanın en prestijli iki - üç festivalinden biri. Jüride Tarantino dışında kimin olacağı henüz belli değil elbette. Yine de Tarantino adlı bile şimdiden heyecan yaratmış durumda sanıyorum. Bakalım nasıl bir festival olacak?

6.10.2009

Kill Bill geri mi dönüyor?



Öyle görünüyor. Variety'nin haberine göre Quentin Tarantino 2 volume halinde çektiği Kill Bill'e üçüncü bir halka eklemek niyetindeymiş. Doğrusu ilk ikisini çok da beğenmemiş bir izleyici olarak yeni bir Kill Bill için hiç heyecan duymadığımı araya sıkıştırmam gerek. Yine de meraklıları olacaktır elbette. O meraklılar için belirteyim, Uma Thurman'ın oynadığı "Gelin" karakteriyle kızı Beebe'nin 10 yıl sonraki hallerini göreceksiniz filmde. Yani en iyi ihtimalle 2014'te izleyeceğinizi tahmin ediyorum. Tabii bu da Inglorius gibi uzun soluklu ( ! ) bir proje olmazsa.

31.08.2009

Peter Travers'in sorusuna cevaben



Gözümden kaçmış, geçen hafta Peter Travers Rolling Stone'daki blogunda son Tarantino filminden hareketle "en sevdiğiniz Tarantino karakteri hangisi?" diye bir soru sormuş. Hatta adaylarını da sıralamış ünlü eleştirmen. Reservoir Dogs'daki hemen tüm karakterleri listeye alırken; Pulp Fiction'dan Vincent Vega ( Travolta ), Jules Winnfield ( Samuel L. Jackson ) ve Mia Wallace'ı ( Uma Thurman ) aday göstermiş. Jackie Brown'dan Max Cherry ( Robert Forster ) ve Jackie Brown ( Pam Grier ); Kill Bill'den The Bride ( Uma Thurman ) ve Bill ( David Carradine ) ve son olarak Death Proof'dan Stuntman Mike. Travers ise Vincent Vega ile Hans Landa ( Christophe Waltz ) arasında kararsız kaldığını söylüyor. Var mı bir favorisi olan? Benimkini merak edenlere hemen söyleyeyim: Mr. Orange.

18.08.2009

The Inglorius Bastards



Hayır, hayır, hemen panik olmayın, gördüğünüz afiş Quentin Tarantino'nun son filmi Inglorious Basterds'in yeni bir afişi değil. Koleksiyon yapanlar telaşlanmasın diye söylüyorum, zira bilirim, bu iş biraz manyaklık kategorisine girer, herşeye sahip olmak istersiniz, kaçırmak istemezsiniz. Yukarıdaki afiş 1978 tarihli bir filmin afişi. Zaten dikkat ederseniz, filmin adı az da olsa Tarantino'nunkinden farklı. Entertainmwnt Weekly'nin internet sitesinde Tarantino'nun çok sevdiği 20 film afişi yayınlandı ve bu afiş de o listedeydi. Enzo G. Castellari'nin imzasını taşıyan İtalyan yapımı film yine 2. Dünya Savaşı sırasında geçiyor ve tabii ki Tarantino'nun ucundan etkilendiği yapımlardan biri olarak gösteriliyor.

22.07.2009

Fragmandan film doğdu: Machete



Genelde tam tersi olur biliyorsunuz. Yani bir film vardır ortada ve o filmin bir fragmanı olur. Ama bu kez işler tersten yürüdü. Quentin Tarantino ve Robert Rodriguez'in "iki film birden" matığıyla gösterime giren ama ABD'deki zayıf hasılat sebebiyle dünya genelinde tek tek vizyon gören Death Proof ve Planet Terror filmleri için birkaç tane de sahte fragman çekilmişti. Bu sahte fragmanları biz Türkiye'deki vizyonda görememiştik maalesef ( çünkü filmler tek tek gösterilmişti hatırlarsanız ). Herneyse uzatmayalım, bu fragmanlardan biri, Machete, şimdi uzun metrajlı bir filme dönüşüyor. Yine de kimseyi yanıltmış olmayalyım, Rodriguez geçen seneki Comic-Con'da Machete'nin yıllar önce yazdığı bir senaryo olduğunu ve sahte fragmanı çektikten sonra da gerçek filmi çekmeye karar verdiğini söylemişti. Yani dört başı mamur bir senaryo olmadan doğru dürüst fragman bile çekilemiyor. "Senaryo da neymiş" diyen yönetmenlerimize duyrulur.