12.03.2013

Cannes'ın açılış filmi The Great Gatsby


Böylece The Great Gatsby'nin gecikmesindeki muammayı da biraz olsun çözmüş olduk sanki. Malumunuz Baz Luhrmann'ın filmi aslında aylar önce gösterime çıkacaktı ama son anda ertelenmişti. Şimdi filmin Cannes Film Festivali'nin açılışında gösterileceği haberi geldi. Belki de diyorum, Luhrman ( ya da filmin yapımcıları ) bu ihtimali bildikleri için böyle bir ertelemeyi uygun gördüler, zira Cannes genellikle dünya prömiyeri ister. Leonardo DiCaprio, Tobey Maguire, Carey Mulligan ve Joel Edgerton'ın başrollerini paylaştığı film açılış gecesi olan 15 Mayıs'ta izleyici karşısına çıkacak. festival organizatörleri filmin müziğini yapan Jay-Z'nin de açılış gecesine katılacağını belirtmiş, benden söylemesi ( nedense?).

11.03.2013

Trainspotting'in devamı 2016'da


Danny Boyle kendisine dünya çapında başarı ve ün kazandıran 1996 tarihli filmi Trainspotting'in devamını uzun bir süredir çekmeyi düşünüyordu. Geçenlerde SXSW'de son filmi Trance'in gösteriminde önce basınla bir araya gelen Boyle nihayet ilk kez bir takvim sunmuş bu konuda ve orijinal oyuncu kadrosuyla birlikte çalışmak istediğini söylemiş. İlk filmin senaristi John Hodge'un şu sıralar senaryo üzerinde çalıştığını da söyleyen Danny Boyle eğer her şey yolunda giderse filmi 2016'da çekeceğini söylemiş. Öte yandan, bilenler bilir, Trainspotting romanının yazarı Irvine Welsh aslında Porno adında bir devam romanı yazmıştı. Ama Boyle Porno'yu çok sevmediğini ve çekeceği devam filminin Porno ile bağlarının çok sağlam olmayacağını belirtmiş. Film, tahmin edileceği üzre, Trainspotting'deki karakterlerin orta yaş krizine girdiklerinde yaşayacaklarını konu edinecek.

8.03.2013

Liberace'yi beklerken


Steven Soderbergh'in HBO için çektiği ve Liberace ile genç sevgilisinin ilişkilerine odaklanan Behind the Candelabra: My Life With Liberace yukarıda da gördüğüz gibi Entertainment Weekly dergisinin bu haftaki kapak konusu. Matt Damon'ın canlandırdığı Scott Thorson'ın otobiyografik romanından uyarlanan filmde Liberace'yi de Michael Douglas canlandırıyor. Liberace bildiğiniz gibi sanat güneşimiz Zeki Müren'in de ilham kaynaklarından biriydi. Bu anlamda bizi de değişik bir şekilde ilgilendiriyor sanki film. HBO kanalında 26 Mayıs'ta oynayacak olan filmde Rob Lowe, Dan Aykroyd ve Debbie Reynolds gibi isimler de var.

George Lucas ağzından kaçırdı: "Star Wars'da..."


Haftanın bombası ( en azından bazıları için ) bu haber olsa gerek. George Lucas kendisiyle yapılan bir röportajda J.J. Abrams'ın çekeceği 7. Star Wars filmiyle ilgili ağzından çok ilginç bilgiler kaçırmış. LucasFilm Disney'e satılmadan çok önce yeni Star Wars filmi için çalışmalara başlandığını söyleyen Lucas "Hatta Mark Hamill, Harrison Ford ve Carrie Fisher ile imza bile attık. Ya da pazarlıkta çok ilerledik. Aslında bunları söylememeliyim belki, herhalde bunu onlar daha büyük bir vaveylayla duyurmak isterler. Pazarlıklar nasıl bitti söylemeyeceğim." diyerek ortalığı bir hayli karıştırdı. Şimdi gelsin spekülasyonlar.






Günün trailer'ı: The Hangover Part 3


Maceranın sonu yaklaştı. Serinin önceki filmlerinde de imzası bulunan Todd Philips'in yönettiği filme yeni katılan oyunculardan biri de John Goodman. The Hangover Part 3, Mayıs ayının 24'ünde ABD'de gösterime çıkıyor.

7.03.2013

Christophe Waltz şimdi de Gorbachev oluyor


Mike Newell'ın yöneteceği Reykjavik adlı filmde Rusya ( tabii o zamanlar SSCB ) eski devlet başkanı Mihail Gorbachev'i geçen hafta kariyerinin ikinci Oscar ödülünü alan Christophe Waltz'un oynayacağı açıklandı. 1986 yılındaki ünlü Reykjavik zirvesini ele alan ve soğuk savaş döneminin bitişine dair bir film olan yapımda Ronald Reagan rolünü de yine 2 Oscar sahibi Michael Douglas üstlenecek. Filmin çekimleri bu ay içinde başlayacak. Hollywood son zamanlarda özellikle Argo, Lincoln, Zero Dark Thirty gibi ideolojik açılımları hiç hoşuma gitmeyen filmlerle bir hayli canımı sıktı ama Britanyalı bir sinemacı olan Mike Newell'ı severim doğrusu ve onun sağlam bir politik drama kotarabileceğine inanıyorum. Yani bu sefer umutluyum, umarım örneğin Frost/Nixon gibi tatmin edici bir film çıkar ortaya.

Mila Kunis'den unutulmayacak bir röportaj



Önce şaka sandım ama biraz seyredince anladım ki genç adam gerçekten deneyimsiz bir muhabir. İşin güzel yanı karşısında ne soracağını bilemeden oturan genç muhabire karşı Kunis son derece arkadaşça ve içten yanıtlar veriyor ve çok da eğleniyor. Press Junket denilen ve her muhabire yaklaşık 5 dakika zaman tanınan bu röportajlar serisi oyuncular ve yönetmenler için ciddi bir işkence aslında. Çünkü herkes o 5 dakikalık sürede aynı soruları soruyor ve oyuncular da aynı yanıtları vermekten helak oluyor. O yüzden Mila Kunis'in bu röportaj sırasında ne kadar bu kadar mutlu olduğunu anlamak zor değil. Üstelik bir yerde yanındaki bir görevlinin uyarısı sonucu yaklaşık bir dakika boyunca filmle ilgili ezbere bilgiler veriyor ki, meraklısı oradan her şeyi öğrenebilir.

6.03.2013

Sam Mendes "Yeter" dedi


Neye "yeter" dediğini anlamışsınızdır; Skyfall ile hemen hemen tüm Bondseverlerin gönlünde taht kuran Sam Mendes bir daha Bond filmi çekmeyeceğini söyledi. Bond tarihinin en karlı filmine imza atan yönetmen "Barbara ve Michael'ın cömert tekliflerine hayır demek zor oldu ama bir sonraki Bond filmini ben çekmeyeceğim" şeklinde bir açıklamada bulundu. "Bond ailesinin bir parçası olmaktan gurur duydum ve umarım gelecekte bir kez daha onlarla çalışma fırsatı bulurum" diyerek bir anlamda açık kapı da bırakan Mendes şimdi bir süre tiyatroya konsantre olacak ve Kral Lear'ı sahneleyecek.

4.03.2013

Festival fısıltıları


Henüz resmi olarak açıklanmadı ama 32. İstanbul Film Festivali'ne dair kimi duyumlar almış bulunmaktayım. Bunların da hepsini açıklamayacağım elbette, sadece bir iki fısıltıyla yetineceğim. Bu yıl festivalin bence gerçekten önemli konukları var. Bunlardan biri Uluslararası Altın Lale yarışmasının jüri başkanı olan Peter Weir. Festivalde bir de sinema dersi varacak usta sinemacı. Bir diğer önemli konuk da son yılların en parlak sinemacılarından Carlos Reygadas. O da bir ders verecek festival kapsamında. İkisini dekaçırmayın derim. başka konuklar da var, ama artık onları söylemeyeyim de başım belaya girmesin.

Kubrick'in Napoleon'u nihayet hayata geçiyor


Sinema tarihinin en ünlü "yarım kalmış proje"si herhalde Stanley Kubrick'in üzerinde yıllarca çalıştığı ama bir türlü motor diyemediği filmi Napoleon olmuştur. Şimdi anladığım kadarıyla Steven Spielberg bu bir türlü sonuçlandırılamamış Kubrick projesini bir TV dizisi haline dönüştererek hayata geçirme niyetinde. Kubrick'in bir başka yarım kalmış projesi olan Artificial Intelligence'ı da Spielberg çekmiş ama sonuç bence hiç de tatmin edici olmamıştı. Bakalım bu sefer hedefi tutturabilecek mi?

Günün trailer'ı: Erased



Bir adı da The Expatriate olan Erased korkarım ki örneklerine defalarca rastladığımız aksiyon gerilim türünde filmlerden. Tabii ki önyargılı yaklaşmamak lazım, bakarsınız bambaşka bir film çıkar karşımıza ve seviniriz. Gerçi trailer'dan görülen o ki, pek bir sürpriz çıkmayacak. Başrolde Aaron Eckhart'ın yer aldığı filmde Olga Kurylenko da yer alıyor.

1.03.2013

Tom Hanks Broadway'da


En son 1979'da New York'ta sahneye çıkmış Tom Hanks. Wikipedia öyle diyor. Ama şimdi, 30 küsur yıl sonra, geçen yıl hayata veda eden Nora Ephron'un yazdığı Lucky Guy adlı oyunla Broadway sahnelerine geri dönüyor. gerçi anladığım kadarıyla çok kısa bir süre için sahnelenecek oyun, ama yine de imkanınız varsa atlayın bir uçağa gidin görün derim. Tom Hanks'i bir daha sahnede ne zaman göreceksiniz? Geroge C. Wolfe'un yönettiği oyunda Hanks dışında başka tanıdık simalar da var: Maura Tierney, Christopher McDonald, Peter Gerety, Courtney B. Vance. Hemen belirteyim, ilk oyun bu akşam ve en pahalı bilet de 152 dolar ( yaklaşık 250 TL ). Meraklısı buraya tıklayabilir.