8.05.2015

Zeki Alasya 1943 - 2015


Zeki Alasya denince aklıma en çok Aslan Bacanak, sonra elbette Köyden İndim Şehire, Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Salak Milyoner, Petrol Kralları; 80'li yıllarda VHS kasetleri elden ele dolaşan Beyoğlu Beyoğlu, Yasaklar; ve elbette tontonluğu, ağzı dolu dolu konuşması, mahçup ama unutulmaz gülümsemesi gelir. Aile fertlerimizden biri gibidir o bizim için, uzun zaman görmesek de sevgisinden, içtenliğinden, yakınlığından kuşku duymadığımız. Ne yazık ki erken sayılacak bir yaşta kaybettik Alasya'yı. Başımız sağolsun.


Fark ettim ki 72 yaşında hayata veda eden usta oyuncuyu hiç sahnede izlememişim. Sanırım 80'li yıllarda tiyatro benim için anlamını çok da çözemediğim "yüksek" bir sanattı ve Brecht, Çehov, Shakespeare gibi yazarların yanına ancak Ferhan Şensoy gibi yenilikçi ( ve Galatasaraylı elbette, ne de olsa gelenek bir ölçüde önemliydi hala ) isimleri koyuyordum. Alasya'nın sahne üzerinde faal olduğu yılları ıskalamam nasıl açıklanabilir ki yoksa? Ama bir çok filmini sinemada izledim ( ya da TV'de, TRT'de ) ve hatta kimilerini defalarca. Ne kadar gülerdim, anlatamam. Elbette Zeki Alasya dediğimizde ardından hemen Metin Akpınar adını eklediğimiz zamanlardı o yıllar. Onlar bizim has ikilimizdi. Hem ortaoyunu geleneğinden gelen "Kavuklu ile Pişekar"ın beyazperdedeki modern izdüşümüydüler hem de Laurel ve Hardy, Abbott and Costello gibi dünyaca ünlü beyazperde ikililerinin yerli versiyonuydular. İzleyenler ( ki izlememiş olan yoktur herhalde ) bilir, hiç aşağı kalır yanları da yoktu ecnebi benzerlerinden. 70'li ve 80'li yıllarda Türk sinemasının itici gücü olan komedi filmlerinin en büyük yıldızlarındı Alasya - Akpınar ikilisi. Böyle ikililerde adet olduğu üzre oyunculardan biri kahkahayı getirecek esprileri patlatan kişi olurken ( ki burada Metin Akpınar olurdu o kişi ) diğeri de ona çanak tutan, esprinin öncesini hazırlayıp altını dolduran kişi olur ( yani Zeki Alasya ). Bu durum yıllar sonra birlikte rol aldıkları Hastane dizisinde de değişmemişti. Doğrusunu isterseniz izleyici her zaman Metin Akpınar'a daha çok gülmüştü hep ( o golleri atan yıldız oyuncu gibiydi ), ama bence asıl zor olan Zeki Alasya'nın yaptığıydı. Bence Alasya sinemamızın gördüğü en iyi asist oyuncusuydu. Onun pasları doğru yerlere gitmese o toplar gol olmaz, seyirci de hiçbir şeye gülmezdi.


Filmlerinde kılıktan kılığa girmişti gerçi gerçi ama mukallit bir aktör değildi Zeki Alasya. Komedi kadar dramda da güçlü bir oyuncuydu, hamurunda vardı. Ne yazık ki değerinin tam olarak bilinmediğini düşünüyorum. Topu topu bir tane Altın Portakal ( Onur Ödülü ) kazanmış kariyeri boyunca. Yönetmen olarak da çokça emek verdiği Yeşilçam'dan ne kadar para kazanmıştır bilemem ( hepsi helal olsun ) ama hayata veda ettiğinde ardından düzülen övgülerin yaşarken kendisinden biraz esirgenmiş olduğunu düşünüyorum açıkçası. Ruhu şad olsun büyük ustanın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme